Nice ırmaklar dondurdum yüreğimde,
Nice yanardağları gizledim o günlerimde.
Hele hayat denen atmaca döndükçe başımda
Bunaldım, şaşırdım,
O günleri anlatmak oldukça zor!“Ölüm Allah’ın emri!” dedim, inandım
Tükenesi yok ayrılıklara katlandım…
Yanık yüreğimde buzlar, çok ağladım
Senin rengin düşmüştür, senin kokun vardır diye
Kaç genç kızın peşinden koştum heyecanla;
Ama hep aldandım, hep aldandım.Sana çıkan bütün yollarımda haramiler,
Yok geceydi, yok gündüzdü, yok rüzgârdı derken
El ele verip Şehzade’ne neler, neler etmediler?
Meleğimin yüzünü rüyâmda bile göstermediler…
Yanımda aksine hep birileri olurdu, kalabalık içinde;
Açık açık dua da edemezdim.
Yüreğimdeki acılara yeni düğümler eklerdim,
Ayrılık ateşine boyanmış gömlekler giyerdim;
O günleri anlatmak oldukça zor!Bu yüzden yazmaya verdim kendimi,
Çok şükür, bu sayede buldum seni;
Ne kadar kolay değil mi?Ah bunu sen anlatsan, bir de ben anlatsam,
Kim bilir kaç ırmağın yıkardı bendini?
“Ah”la dolanmış bir çile yumağıydım ben,
Ne bir iz, ne bir işaret bile yoktu senden…
Ya şımarık ay, üstelik hain güneş, onca yıldızın
Haberi bile yoktu ikimizden.
Bir türlü kesişmezdi nedense,
Yollarımız tersine akardı;
İçimiz bizi, dışımız başkasını yakardı.Şimdi şeker lokum günlerdeyiz,
Şarkılarla süslenmiş günaydınlardayız…
Geleceğe uzanmış bitimsiz günlerin peşine düşmüş;
Yepyeni çılgınlıklara koşmaktayız!Bu yüzden yazmaya verdim kendimi,
Çok şükür, bu sayede buldum seni;
Ne kadar kolay değil mi?
17 Şubat 2006 CumaOyhan Hasan BILDIRKİ


